mona-lisa-770x514

Mona Lisa’ya Ününü Veren Detaylar

1797 yılından beri Fransa’nın Louvre Müzesi’nde sergilenen Mona Lisa tablosu, dünyanın en güzide sanat eserleri arasında değerlendiriliyor. Tablonun ünü oldukça büyük. Çünkü 16. yüzyıldan beri 7’den 70’e herkesi...

6 0

1797 yılından beri Fransa’nın Louvre Müzesi’nde sergilenen Mona Lisa tablosu, dünyanın en güzide sanat eserleri arasında değerlendiriliyor. Tablonun ünü oldukça büyük. Çünkü 16. yüzyıldan beri 7’den 70’e herkesi etkilemeyi başarıyor. Peki dillere destan olan tablo, dünya çapındaki bu ününü sizce neye borçlu? Mona Lisa’ya dair merak edilenleri, gelin hep birlikte yazımızı inceleyerek öğrenelim. İşte ayrıntılar…

En Gizemli Yanı

Mona Lisa Tablosu’nun genellikle Leonardo da Vinci eseri olmasıyla ün kazandığı tahmin ediliyor. Ama işin aslı, sadece bundan ibaret değil. Çünkü tablonun asıl ünü, 1911 yılında meydana gelen kayıp olayında gizli. Çünkü Mona Lisa Tablosu,  kaybolduğu ana kadar diğer tablolar gibi sıradan ve az ziyaret çeken bir eserdi. Ancak esrarengiz şekilde kayboluşu tüm dünyada yankı uyandırdı.

Peki eseri kaçıran veya kaçıranlar kim? Bu soruda uzun bir süre cevap kazanamadı aslında. Çünkü Pablo Picasso’dan  JP. Morgan’a ve hatta Fransız şair Guillaume Apollinaire’ye kadar daha pek çok kişiden şüphelenilmişti.

Ancak tabloyu asıl kaçıran kişi, müzenin çalışanlarından olan “Vincenzo Peruggia çıktı.  Daha sonra bu suçlu, sanat galerisinin yöneticisi tarafından polise şikayet edilmesiyle göz altına alındı. Peruggria, savunmasında Napolyon tarafından alındığını iddia etmeye çalışmıştı. İtalyan görevlinin çalmasındaki asıl amaç ise tabloyu kendi ülkesindeki Uffizi Galerisi’ne satmaktı.

İşte tablonun bu gibi badireler atlatması ve en sonunda Louvre Müzesi’ne geri getirilmesi ün kazanmasının önünü açtı. 100.000’den fazla insan tarafından ziyaret edildiği için kısa sürede dünyanın en ünlü tablolarından birisi olmayı başardı.

Kim Olduğu Konusunda Kesinlik Kazanmayan Düşünceler

Mona Lisa portresine dair pek çok rivayete rastlayabilmek mümkün. Bazı kesimler, Francesco del Giocondo adındaki Floransalı ipek tüccarının eşi “Lisa Gherardini’ye ait olduğunu tahmin ediyor.

Diğer bir söylem, İtalyan mecidi ailesinin yakın akrabalarından olan bir burjuvanın kızı olduğu yönünde. Salai’ye olan benzerliği de yine akılları karıştıran ayrı bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca Meryem Ana’nın yani Madonna’nın kısaltılması olan Mona ile Francesco del Giocondo’nun karısı Lisa ‘nın birleştirilerek tabloya isim verilmesi de söz konusu olan rivayetler arasında yer alıyor.

1200px-Mona_Lisa,_by_Leonardo_da_Vinci,_from_C2RMF_retouched

Halen Çözülmeye Çalışılan Yüz İfadesi Sorunsalı

Günümüzde Mona Lisa tablosu denildiği zaman ilk olarak akla gelen ve uzun uzadıya tartışmalara konu olan mevzu hiç şüphesiz portrenin yüz ifadesi.

Gülüyor mu veya acı bir tavrı mı işaret ediyor? Halen çözülebilmiş değil.

Ama yapılan araştırmalar Mona Lisa’nın yüzündeki duygulara bir nebze de olsa açıklık getiriyor. Araştırmalara göre portre %83 oranında gülüyor, %2 öfkeli, gergin, %9 birilerinden tiksiniyor ve %6 oranında ise korkuyor. Yani tam kesin bir şey ifade edebilmek mümkün olmuyor. O nedenle kısaca ifadesiz bir tasarım olarak nitelendirmek daha doğru olacaktır.

Gözler ve Kaşlar da Halen Merak Konusu

Portrenin sağ göz bebeğinde “i” ve “v” harfleri dikkati çekiyor. Sol göz bebeğinde ise “c” ve “b” harflerinin var olduğu tahmin ediliyor. Kaş konusu ise apayrı bir mesele. Birtakım rivayetlere göre eserin aslında kaş ve kirpiklerinin olduğu fakat restorasyon çalışmalarının ardından silindiği söyleniyor.

Diğer söylenen rivayet de Rönesans Dönemi’nde kaşların tamamen alınması moda olduğu için portre de kaşsız şekilde karşımıza çıkıyor. En ilginci ise Hulio Ermida adındaki jinekologun düşüncesi. Ermia, Leonardo da Vinci’nin eserini yaptığı yıllarda Mona Lisa 24 yaşına bastığını ve bu yaş aralığında o dönemler pek çok kadının hasta olabildiğini söylüyor. Dolayısıyla kaş ve kirpik yokluğunu hastalıkların bir belirtisi olduğu fikrine bağlıyor.

Kısaca özetlemek gerekirse: Mona Lisa adlı eserinin asıl ünü, kaybolma faslı ile başlıyor. Bulunmasının ardından  milyonlarca ziyaretçi çekmesi ise uzman kişilerin eseri daha fazla araştırmasını ve farklı düşünceler ortaya atmasını sağlıyor. Dolayısıyla insanlara ilginç gelen ve netlik kazanmayan rivayetleri de dünyaca ünlü olmasında bir etken olarak değerlendirebiliriz.  

Bu yazıdaki kategoriler: